GRUPAJ SERVİS BÜLTEN

Sayı : 46
Mart : 2008

 

EDİTÖR’DEN

 

60 SANİYEDE MORAL DEPOLAMA METODU

Sabahları paldır küldür yataktan fırlayıp kendimize bir merhaba bile demeden strese günaydın dememiz hiç kimsenin suçu değil. Yazar ve kişisel gelişim uzmanı Patricia Muradi "Ne kadar güçlü, kendimizden emin olursak olalım nihayetinde insanız!" diyor ve soruyor "Kendinizi motive etmek için 60 saniyeniz de mi yok?. "Doğamız gereği de kabul görmeye, beğenilmeye, motive edilmeye ihtiyaç duyarız diyen Patricia Muradi "Büyük ya da küçük, kadın veya erkek hepimiz takdir görmek için yaşar, hatta bunun biz dünyayı terk ettikten sonra da devam etmesi için elimizden geleni yaparız. Bunun da ayıp bir yanı yok" görüşünde. Hayat koşulları çoğumuza ortak problemleri getiriyor.

PANİKTEN UZAK DURUN

Sabahları paldır küldür kendimizi yataktan dışarı zor atıp, öz bakımımızı yapıp sürüne sürüne giyindikten sonra bir acele işimize veya günlük koşuşturmalarımıza yetişmeye çalışırız. Hele büyük bir şehirde yaşıyorsak, zamanımızın önemli bir bölümünün yolda geçmesi riski olduğundan kimi zaman panik halde günü yakalamaya çalışıyoruz. Bu arada kendimizi unutuyor, makyaj yapmak ya da tıraş olmak gerekmiyorsa aynaya bile bakmaya gerek görmeyebiliyoruz.

BEYAZ ATLI TAKDİR PRENSİ

"Aceleniz var, kabul ediyorum zamanınız kısıtlı nihayetinde Mars''''ta ikamet etmediğimizden hemen hepimiz zaman ile yarışmanın ne kadar güç, aynı zamanda ne denli yorucu ve yıpratıcı olduğunun bilincindeyiz. Ama kendinizi motive etmek adına harcayacak 60 saniyeniz de mi yok?" diye soruyor Yazar Muradi ve ekliyor "İnsanız ve takdir edilmek isteriz. Pekala, o gün etrafımızdaki herkes kendi işleriyle meşgulse ve bizi onaylayacak tek bir cümle duymak şansımız yoksa ne olacak? Gün boyunca ''''Beyaz atlı takdir prensi''''nin bir şekilde bize ulaşıp takdir etmesini mi bekleyeceğiz? Elbette bizim dışımızda kalan insanlardan takdir görmek muhteşem bir motivasyon kaynağıdır. Ancak dilerseniz gelin özellikle sabahları bu işi hiç kimselere bırakmadan kendimiz yaparak, güne güzel bir başlangıçla ''''Merhaba'''' diyelim"

KENDİNİZE GÜNAYDIN DEYİN

Patricia Muradi, her sabah gözümüzü açtığımızda kendimize günaydın dememizin önemine değiniyor ve "Kendimize ismimizle hitap ederek, örneğin, ''''Sevgili Ayşe, günaydın, bugün bol ışıklı ve güzel bir gün olsun senin için'''' dediğimizde zannederim buna kimsenin bir itirazı olmaz ve pek fazla da zamanımızı almaz. İnsanın kendi kendisine ismi ile seslenmesi başlarda belki biraz komik gelebilir ancak denendiğinde kendimizle iletişime geçtiğimiz ve kendimizi kabul ettiğimiz için mutlak bir fayda sağlayacaktır. Öte yandan kendimize değer verdiğimizde başkalarının ne kadar değerli olduğunu anlamamız daha kolay olacaktır" uyarısını yapıyor.

ŞIMARMAK HAKKINIZ

Merhaba faslından sonra yine kendimiz için önemli bir konu daha var sırada, kendimizi şımartmak. Acaba bugün canımız güne kahve ile mi başlamak ister, bir bardak bitki çayıyla mı, yoksa şöyle bir koca bardak süt veya çikolata mı? Genellikle süt veya bitki çayları daha sağlıklıdır, bu kesin; ancak karar size ait, konu da kendinizi şımartmak olduğundan tercihinizi siz yapacaksınız. İçeceğimizi de seçtikten sonra bu aşama da bitti. Söz yine Muradi''''nin "Satırları okuyan bazı arkadaşların şöyle dediğini duyar gibi oluyorum:

"Ne kahvesi ne sütü, ben dişlerimi fırçalayıp kendimi evden dışarı zor atıyorum!" Vakti kısıtlı olanlara önerim, evlerinde kağıt bardak bulundurmaları. Evden çıkarken yanınıza yarım bardak kahve alıp hem yürüyüp hem de yudumlayalım.”

KENDİNİZİ BEĞENİN

Muradi''''ye kulak verelim yine "Kendinizi bu ufak başarı ile güzel ve değerli bulduğunuzu sesli olarak ifade edin. Hoşunuza giden fiziki özelliğinizi seçerek kendinize bu konuyu vurgulayın. ''''Saçların çok parlak'''' veya ''''Bu yeni diş macunu dişlerini daha çok beyazlattı'''' gibi. Hiçbirimiz dünya güzeli veya kusursuz yakışıklı değiliz. Yola çıktığınızda, ağaçlara, çiçeklere bakmayı da ihmal etmeyin. Kendimize günaydın dememiz, bir içecek ikram edip tercih hakkı tanımamız veya ufak birkaç iltifat sözü söylememiz acaba 60 saniyeden fazla zamanımızı almış mıdır? Almamıştır diye düşünüyorum.”

AYNAYA BAKMA ZAMANI

Pamuk Prenses''''in üvey annesi kötü ruhlu cadı bile aynaya bakıp kendisine iltifatlar yağdırarak kendisini motive ediyordu unutmayın! Sadece kendinize bakın. Kendinize iyi olan ve beğendiğiniz bir yönünüz için iltifat edin. Bugünkü iltifat sebebiniz, çocuklarla iyi iletişim kurmanız veya bir önceki gün başardığınıza inandığınız güzel bir iş olabilir.

 

GRUPAJ SERVİS’TEN HABERLER

ULUSLARARASI NAKLİYE SEKTÖRÜNDE 16 YILDIR HİZMET VEREN GRUPAJ SERVİS’İN DENEYİMLİ YURTDIŞI ŞOFÖRLERİ « IRU ONUR NİŞANI » ALDILAR.

Grupaj Servis Uluslararası Nakliye ve Ticaret Limited Şti. yurtdışı şoförlerinden Bekir Arıkan, Raşit Yıldız, Sami Kaya, İhsan Durukan ve Ahmet Ormankaya sektördeki başarılı çalışmaları ve örnek görev anlayışlarıyla « IRU ONUR NİŞANI » almaya hak kazandılar. Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği tarafından

takdim edilen nişanların 5 adedi  sektörde en az 15 yıllık deneyime sahip olan ve Grupaj Servis’te 5 yılı aşkın süredir görev yapan yurtdışı şoförlerine verildi. Nişanı almaya hak kazanan Grupaj Servis yurtdışı şoförleri, 21Mart Cuma günü WOW Airport Hotel’de, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın da katıldığı UND 34. OLAĞAN KURULU açılış töreninde gala yemeği sonrasında sertifikalarını ve onur nişanlarını teslim aldılar.

 

 

SEKTÖR’DEN HABERLER

FRANSA BAŞKONSOLOSLUĞU'YLA İMZALANAN ANLAŞNİA İLE İTO ÜYESİ İŞADAMLARI, UZUN SÜRELİ VE KOLAY SCHENGEN VİZESİ ALACAK.

İTO Baskın Murat Yalçıntaş, anlaşmanın Gümrük Birliği'ne göre mallan AB ülkelerinde serbestçe dolaşan Türk işadamlarının AB ülkelerine girişte sorun olan vize işlemlerini kolaylaştıracağını söyledi. Fransa Başkonsolosu Cristine Moro ise yıllık 100 bin Shengen vizesi ile en çok vize veren konsolosluk olduklarını söyledi. Anlaşma ile l ve 4 yıl arasında vize vereceklerini ve belge sayısını azaltacaklarım söyleyen Moro, vize işlemlerini istanbul Vize isimli özel bir şirket kanalıyla yaptıklarını bildirdi. Kolay vize imkanından en az l yıl iTO üyesi olan, vergi ve aidat borcu olmayan, Fransa ile iş ilişkisini belgeleyen işadamlarının ve şirket yöneticilerinin faydalanabileceği belirtildi.

 

TOBB BİLDİRİSİNE GÖRE, ARMONİZE SİSTEM KODU’NUN (AS KODU) TIR KARNESİNE YAZILMASINA DAİR TAVSİYE KARARI, 31.01.2008 TARİHLİ İDARİ KOMİTE TOPLANTISINDA KABUL EDİLMİŞTİR.

Söz konusu Karar kapsamında, TIR Karnesi Hamillerinin, 01.05.2008 tarihinden itibaren TIR Karnesi’nin sarı manifesto sayfası üzerindeki 10 no.lu hanesine, eşyanın açık yazılı tanımlamasına ilave olarak ülkemizde Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) Numarası olarak da bilinen AS Kodu’nu da kaydetmelerinin tavsiye edildiği belirtilmektedir. TIR Karnesi’nde AS Kodu’nun eksikliği, TIR taşıması esnasında gecikmelere yol açmayacaktır ve TIR Karneleri’nin kabulu için bir engel teşkil etmeyecektir.

 

KÜLTÜR SANAT

27. ULUSLARARASI İSTANBUL FİLM FESTİVALİ

5-20 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 200'den fazla film ve yeni sürprizleriyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Festival biletleri için ön satış 22 Mart'ta başladı. İKSV tarafından yıllardır profesyonelce gerçekleştirilen, İstanbul'un en köklü film festivali, bu yıl da zengin bir program ve çeşitli yeniliklerle seyirci karşısına çıkmak üzere. Bu yılki önemli değişikliklerden biri, festival salonlarına yenilerinin eklenmesi ve bazı salonların bu yıl kullanılmayacak olması. Geçtiğimiz yıl altıncı salon olarak Yeni Melek'in eklendiği festival, bu yıl Yeni Melek'i kullanmayacak. Ancak onun yerine Beyoğlu AFM Fitaş ve Aksanat sinema salonları, festival salonu olarak hizmet verecek. Ayrıca Beyoğlu Sineması, Atlas Sineması ve Emek Sineması da her zaman olduğu gibi izleyicilerin hizmetinde olacak. Sinepop sinemasıysa bu yıl yakınındaki bir tadilat nedeniyle hizmet veremeyecek.Geçen yıl 170 bini aşkın izleyiciyle kendi çapında bir rekora imza atan festival, bu yıl da benzer bir hedefle yola çıkmış. Festival, 20 ayrı bölümde gösterilecek 200'den fazla filmle son derece geniş bir programa sahip. Ünlü konukların, usta sinemacıların katılacağı atölyeler, sergiler ve partiler festival takipçilerini yine memnun edecek gibi görünüyor. Onur ödülleriyse bu yıl Türk Sineması'nın üç önemli oyuncusuna, Ediz Hun, Ekrem Bora ve İzzet Günay'a verilecek...

 

 

DÜNYANIN İLK FRİG SERGİSİ YAPI KREDİ VEDAT NEDİM TÖR MÜZESİ’NDE!

Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi, Anadolu’da köklü bir kültür yaratarak kendilerinden sonra gelen Yunan ve Roma uygarlıklarını etkileyen Frigler’i konu edinen kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 26 Aralık 2007- 13 Nisan 2008 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek serginin en önemli özelliği dünyanın ilk Frig sergisi olması. Kazılar sonucu ortaya çıkarılan Frig eserleri, başta Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri olmak üzere Eskişehir, Afyonkarahisar, Kütahya, Burdur müzelerinde ve geçtiğimiz yıllarda açılan Gordion Müzesi’nde bulunuyor. Vedat Nedim Tör Müzesi’ndeki  Friglerin Gizemli Uygarlığı” sergisi, işte tüm bu müzelerdeki birbirinden göz alıcı 275 Frig eserini bir araya getiriyor. Böylece sergi ziyaretçileri görkemli Frig dünyasında bir gezinti yapma fırsatı bulacak... Sergi boyunca tiyatro sanatçıları,  “Midas’ın Eşek Kulakları” ve “Midas’ın altın hırsı” mitolojik öykülerinden okumalar yapacak. Ayrıca serginin konseptine uygun olarak seyircilere Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı tarafından derlenen Frig esinli pan flüt ağırlıklı müzikler dinletilecek. 

MİTOLOJİDE FRİGLER

Frigler, Orta Anadolu’da (Ankara / Polatlı) Hititlerden sonra kurulup kısa sürede yayılıp güçlenen, ilginç bir uygarlık. Gerek sanat eserleri gerekse dini inanışlarında kendilerinden önceki uygarlıkların izini taşıyan Frigler, sonraki uygarlıklara esin kaynağı oldular. Büyük İskender, ünlü Gordion Düğümünü bir kılıç darbesiyle çözerek dünyanın fetih biletini sanki Frigler’den almış ve fetihlerine hızla devam etmişti. Daha sonraki dönemlerde ise Romalılar, krallıklarını tehdit eden Kartacalı Hannibal’a karşı yapılan savaşı kazanabilmek için Frig Ana Tanrıçası Magna Matar (Kybele)’ın, Sivrihisar/ Pessinus (Ballıhisar)da bulunan kült merkezinden göktaşı şeklindeki idolünü Roma’ya götürmüşler ve ana tanrıçadan yardım dilemişler ve tarihteki en büyük düşmanına karşı Roma, tanrıça Kybele sayesinde büyük bir zafer kazanıyor. Yunan mitolojisine “Eşek Kulaklı Midas” olarak konu olan Frig Kralı Midas’ın, efsanede her tuttuğunu altın yapması kuşkusuz Frig zenginliğinin bir göstergesi. Günümüzde de yapılan bir iyilik karşısında söylenen “Tuttuğun altın olsun” deyimi bu efsaneden türemiştir. Tanrı Dionysos kendisine iyilik yapan Kral Midas’ı bu sözle ödüllendirmiş, Midas’ın öyküsü kulaktan kulağa yayılarak bugüne kadar gelmiştir. Midas’ın efsaneleri bununla sınırlı değildir. Apollon ve Marsyas arasındaki dünyanın ilk müzik yarışmasında Midas jüri olarak görev almıştır. Ancak yarışma hem Midas’a hem de a felaket getirmiştir. Tanrı Apollon, Marsyas’ın tarafını tutan Midas’ın kulaklarını eşekkulağı yaparak cezalandırmış, Marsyas ise bir ağaca asılarak derisi yüzülmüştür.