GRUPAJ SERVİS BÜLTEN

Sayı : 47
Nisan : 2008

 

EDİTÖR’DEN

 

BEYİN KASLARINI GÜÇLENDİREN 7 EMİR !

 

Ünlü teknoloji dergisi Wired’ın hazırladığı IQ dosyası, daha yaratıcı bir zekâya, kuvvetli bir hafızaya ve iyi bir beyne sahip olmak için püf noktalarını içeriyor. IQ’yu bir bilgisayar gibi görmemiz gerektiğini söyleyen dergiye göre, bu cihaza program yüklemek bizim elimizde. Wired’ın 12 maddelik beyin egzersizi rehberinden bir seçme yaptık.

 

1.DİKKATİNİ DAĞITACAKSIN.

Çok önemli bir bilgiyi ezberlemek mi gerekiyor? O zaman öğrenmeyi çalıştığınız konudan daha farklı bir şey üzerinde çalışmanız lazım. Böylece beyin asıl bilgiyi depolamak için daha çok güç harcayacak. 2007 yılında araştırmacılar UCLA Üniversitesi’nden öğrencilerden 48 çift kelimeyi ezberlemeye çalışmalarını istedi. Ülke=Rusya, çiçek=papatya gibi kelime çiftlerini çalışan öğrencilerden bazıları, papatyanın yanında diğer çiçeklerin isimlerini de inceledi ve bu öğrenciler daha çok kelime çiftini ezberlemeyi başardı. Eğer dikkatinizi çeken başka bir öğe daha varsa, asıl ezberlemek istediğiniz kavramı daha iyi öğrenirsiniz.

2.ÇOK KAHVE İÇMEYECEKSİN.

İster kahve ister Red Bull yoluyla olsun, kafein mutlaka vücudu diriltip zekâyı keskinleştiren özellikler sunuyor. Ancak araştırmalara göre kafeinle kurduğumuz ilişkide yanlışlıklar var. Örneğin Türkiye ve İngiltere’de yapıldığı gibi düzenli aralıklarla çay içmek, beynimiz için Starbucks’da dev bir kahve içmekten daha iyi sonuç veriyor. Bunun sebebi de kafeinin beyindeki alıcıları bloke etmesi. En yüksek seviyede farkındalık için ufak dozlarda çay içmek daha faydalı. Üzerinde araştırma yapılan denekler, ufak dozda alınan içeceğin onları sakinleştirip zihinlerini açtığını söylüyor. Büyük boy bir kahve ise tam tersi etki yapabilir.

3.OLUMLU DÜŞÜNECEKSİN.

Yeni şeyler öğrenmek beyni güçlendirir. Özellikle de yeni şeyler öğrendiğinizi düşünüyorsanız beyniniz güçlenir. Zekânızın güçlendiğini düşündükçe zekânızı güçlendirirsiniz. Stanford Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Carol Dweck’in yaptığı araştırmalara göre önüne çıkan zorluklara rağmen denemeye devam et görüşünde olan deneklerin beyinleri daha çok geliştirilebilir. ’Savunmacı ol, çabuk vazgeç’ yaklaşımındaki deneklerin beyinleri ise aynı şekilde gelişmiyor.

4.PANİK YAPMAYACAKSIN.

Eğer bir ayıdan kaçıyorsanız, stres duygusu faydalı olabilir; stres sayesinde daha hızlı koşarsınız. Ancak satranç oynarken aynı endişe duygusu beyni işlevsizleştiriyor. Aşırı stres anlarında neandertal moduna geçip medeniyetin öğrettiği özelliklerimizi kaybediyoruz. Beynimizin amygdala isimli bölümü, ’korku merkezi’ işlevi görüyor ve endişe anlarında harekete geçiyor. O zaman yaratıcılık, espri duygusu yok oluyor. Peki içimizdeki mağara adamını (veya kadınını) nasıl yenebiliriz? Sakinleşerek ve beyne her şey yolunda mesajı göndererek. Yoga yapmak da iyi bir seçenek.

 

5.DÜZENSİZLİĞİ SEVECEKSİN.

Hayata karışın. UCLA’in psikoloji bölümünden Robert Björk, düzenli değil, düzensiz biçimde algıladığımız bilgileri daha iyi öğrendiğimizi söylüyor. Beynimiz hayatın kaotik yapısını içselleştirdiği için bilgiyle kurduğu ilişkide de kaostan hoşlanıyor.

6.EGZERSİZ YAPACAKSIN.

Aerobik yapmak yaşlı insanların beynindeki gri ve beyaz bölgeleri yeniden oluşturuyor. Aerobik yapmanın zekâya faydası büyük. Ağırlık kaldırmak ise zekâyı kesinlikle etkilemiyor. Stres yaratan durumlarla karşılaşınca insanlar çoğunlukla nefesini tutar; yoga yaparak bu tür kötü alışkanlıklardan kurtulmak mümkün. Baskı altında yanlış nefes alıp verdiğimiz için zekâmız geriliyor. Doğru nefes almayı öğreten yoganın bu yüzden beyne etkisi çok olumlu.

7.ACELE ETMEYİP YAVAŞLAYACAKSIN.

Bu cümleyi okumak iki buçuk saniyeden fazla zamanınızı almamalı. Eğer alıyorsa cümlenin içeriğini tam olarak anlayamayacaksınız. Retinadaki motor tepki ve kelime görüntüsünün beyne ulaşması sonucunda dakikada en çok 500 kelime okuyabiliyoruz. Massachusetts Üniversitesi’nden psikolog Keith Rayner, "Hızlı okumak diye bir şey yoktur. Tabii ki okurken yazılanı anlamaktan da bahsediyorsak," diyor. Hızlı okurların okudukları metin konusunda kendilerine sorulan soruları yavaş okuyanlara göre çok daha yavaş cevaplayabildikleri kanıtlandı. O yüzden yavaş okumak iyidir, hatta dudaklarınızı oynatarak kelimeleri fısıldayabilirsiniz.

 

Melda Aşar

GRUPAJ SERVİS’TEN HABERLER

IRU SINAVI’NDA İLK GRUBUN BAŞARISI

UND EĞİTİM MERKEZİ 34. dönem “Taşımacılık ve Lojistik Mesleki Yeterlilik Eğitim Programı” na katılan Grupaj Servis çalışanları, IRU Academy Sertifikası için İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen yazılı sınavı başarı ile geçtiler.

SEKTÖR’DEN HABERLER

IRU'DAN ALINAN BİLGİYE GÖRE, AVUSTURYA MUADİL DERNEĞİ AISÖ HAZİRAN 2008'DE AVUSTURYA'DA YAPILACAK EUROFOOT KARŞILAŞMALARI SEBEBİYLE ALINACAK ÖNLEMLERİ DUYURDU.

Genel olarak gabari dışı yük taşıyan araçlara yürüme yasağı uygulanacaktır.

Şehir ve bölgelere göre uygulanacak kısıtlamalar aşağıda yer almaktadır.

 

Carinthia
Gabari dışı yük taşıyan araçlara maç günlerinde (8, 12 ve 16 Haziran 2008’de) yürüme yasağı uygulanacak. İlk maç Pazar gününe rastladığından haftasonu sürüş yasağından muafiyet için özel izin verilmeyecek.

Burgenland
Sınıf 3’ten başlamak üzere eskort eşliğinde gabari dışı yük taşıyan araçların Burgenland (Landesverkerhsabteilung) Federal Polisi’ne 0043/591 33/10 – 4444 numaralı telefondan bildirimde bulunmaları gerekmektedir.

Niederösterreich (Lower Austria)
Avusturya Trafik Kanununa göre Sınıf 2, 3 ve 4 gabari dışı yük taşıyan araçların 26 ve 27 Mayıs and 8, 12, 16, 20, 22, 26 and 29 Haziran 2008 tarihlerinde yürümeleri yasaklanmıştır. Taşımacı firmaların Güney Avusturya Federal Polisi ile yukarıda belirtilen tarihlerden 24 saat önce irtibata geçmeleri gerekmektedir. İletişim bilgileri aşağıdaki gibidir ;  

Tel: 0043/5 91 33/30-4444
Fax: 0043/5 91 33/30-4009
E-mail: lpk-n-lva@polizei.gv.at

Salzburg
Gabari dışı yük taşıyan araçların maç günlerinde Salzburg’ta seyahat etmemeleri gerekmektedir. Daha detaylı bilgi sondertransport@salzburg.gv.at adresinden alınabilir.

Tyrol
Maçlar Innsbruck’ta 10,14 ve 18 Haziran tarihinde yapılacaktır. Bu sebeple, belirtilen tarihlerde aşağıdaki yollar 7.5 tonun üzerindeki kamyonlar veya mafsallı araçlar için ve toplam ağırlığı 7.5 tonu geçen kamyon römorklar için 10:00 ve 22:00 saatleri arasında kapalı olacaktır;

- A12 Inntal motorway
- A13 Brenner motorway
- S16 Arlbergschnellstrasse

Ek olarak Innsbruck-Mitte (A12) kavşağı da yukarıda belirtilen tarihlerde saat 10:00 ve 22:00 arasında kapalı olacak. Aracın Mittelgebirge’den gelmesi durumunda A12’ye geçiş Igler-Strasse’den yapılabilecek. L23 Aldranserstrasse (Schlossstrasse) ve Südring (Resselstrasse) kavşağına giden yol stadyum boyunca kapalı olacak.

Viyana
19 Mayıs ve 4 Temmuz tarihleri arasında A23 - Triester street - Gürtel - A. Stifter street - Handelskai -  A23 bölgesinde gabari dışı taşıma yapan araçlar Viyana Polisine bildirilmelidir. Bildirim sırasında iznin numarası, taşımanın yapılacağı tarihler, taşımadan sorumlu kişinin adı ve telefon numarası belirtilmelidir. Bildirim taşımanın yapılmasından 24 saat önce 0043/1.31.310/32 499 numaralı faksa yapılmalıdır. Polisin söz konusu gabari dışı taşımanın yapılmasını reddetme hakkı bulunmaktadır.

Ancak bilinmelidir ki gabari dışı taşıma 7, 8, 9, 11, 12, 13, 15, 16, 17, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28, 29 ve 30 Haziran 2008 tarihlerinde yasaklanmıştır.

Voralberg
Gabari dışı taşıma yapan araçlar maç günleri ve trafiğin yoğun olduğu saatlerde şehir içine girmekten kaçınmalıdır.

Şu an için daha fazla kısıtlama planlanmamakla birlikte her şehirde yapılacak maçların günleri http://en.euro2008.uefa.com/tournament/matches/index.html adresinden öğrenilebilir.

 

TİMİNCİ AİLESİ TARAFINDA İSTANBUL'DA KURULAN VE DUİSBURG LİMANI'NDA DA FAALİYET GÖSTEREN TAYFUN AŞ, NEMRUT KÖRFEZİ'NDE KONTEYNER LİMANI KURUYOR.

Birkaç ay içinde Nemrut Körfezi Limanlar Bölgesi'nde inşasına başlanacak olan Konteyner Terminali, İzmir’e 59 km İzmir-Çanakkale karayoluna ise, 10 km mesafede bulunuyor. Ulaşım altyapısı eksikliği bulunmayan liman, ilk aşamada 815 m uzunluğunda rıhtım; 166.500 m2 kıyı terminal sahası ve 150.000 m2 de geri depolama sahasına sahip olacak şekilde projelendirildi. Limanın 2010 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor.

 

KÜLTÜR SANAT

 

TREKKİNG

Trekking doğayla iç içe, mesafeleri yürüyerek aşacağınız, kişisel herhangi bir beceri gerektirmeyen bir sportif turizm türü. Çoğunlukla dağcılıkla, tırmanmayla karıştırılan trekking, kendini dinç hisseden her yaş grubundan insanın katılabileceği bir etkinliktir. Kısaca “doğa yürüyüşleri” olarak tanımlanabilecek “trekking”le batılılar yıllardır ilgililer. Türkiye’de doğa yürüyüşleri de batılı turistlere yönelik organizasyonlarla başladı. Seyahat acenteleri her yıl binlerce turisti Kaçkarlar’da, Toroslar’da, Kapadokya’da dolaştırdılar. Halen de dolaştırıyorlar. Türkiye’de bu etkinliğe, son yıllara kadar sadece üniversite dağcılık kulüpleri üyeleri katılıyordu. Şimdi klasik tatil türlerinden sıkılan her kesimden yerli turist, giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Monoton şehir yaşamının ağırlığından, zamanla yarışın yarattığı stresten daha ilk adımda kurtulmaya yardımcı olan trekking giderek bir tutkuya dönüşüyor.

Doğaya Çağrı : Trekking turları ülkemizde seyahat acentaları tarafından organize ediliyor. Seyahat acentaları, her yaştan insanın katılabileceği turlar için yaptıkları çağrılarda şöyle diyorlar: “Turlarımıza katılan trekçi dostlarımızla cennet ülkemizin el değmemiş yörelerini gezecek, küçük dağ köylerini, dağlarını, yaylalarını, eski medeniyetlerden kalmış harabelerini ziyaret edeceğiz. Dağlarımızın olağanüstü güzelliği, bitki ve çiçek örtüsü, buzul gölleri, nehirleri, çıkılmamış zirveleri ve tüm yaban hayatı bu gezilerin unutulmaz parçalarını oluşturacak. Treklerimizle bir günde dört mevsimi yaşayacak, doğayı daha iyi tanıyacaksınız. Dağların yamaçlarında gürül gürül akan çağlayanların altında yürüyüş yapıp, ormanların huzur veren sessizliğinde uyuyacaksınız. Çadırınızda bazen yağmurun, bazen de rüzgarın sesini duyacaksınız. Bazen masmavi bir buzul gölünde, bazen de küçük bir şelalede serinleyecek, dünyanın en temiz nehirlerinde yüzeceksiniz. Akşam serinliğinde kamp ateşinin etrafında şarabınızı yudumlarken günün yorgunluğunu çıkaracak, yeni dostlar edineceksiniz. Kaçkar dağlarında yeşilin her tonu, binlerce çeşit çiçek, dünyanın en nadide kelebekleri, sevimli dağ keçileri sizi karşılamaya hazır. Görkemli buzullar, dağ efsaneleri, misafirperver yayla halkı sizi karşılamaya hazır.”

Çekici değil mi ?: Tur düzenlenen güzergahlar hızla çoğalıyor. Genellikle hevesli gençlerin kurduğu seyahat acentaları yeni yerler keşfetmek, gezilerini ilginçleştirmek için sürekli araştırıyorlar.Türkiye’de trekking turları üç ana güzergahta toplanıyor; Toroslarda, Kaçkarlarda ve Kapadokya’da yapılıyor. Bu üç ana güzergah dışında, Akdeniz, Ege ve Marmara’da yöresel ve günübirlik trekking turları da düzenleniyor.

 Trekking İçin Ön Bilgi

Rehberlik: Her trekking grubu rehberler tarafından yönlendiriliyor. Rehberler teknik bilgi ve becerilerinin yanısıra sosyal ilişkileri güçlü kişiler arasından seçiliyor.

Kamplar: Tur güzergahlarındaki kamp yerleri, konaklanacak bölgenin doğal güzelliği, kamp yapmaya uygunluğu ve suyun yeterliliği göz önüne alınarak seçiliyor. Kamplar iki kişinin eşyalarıyla birlikte rahatça sığacağı geniş çadırlar, masa ve sandalyelerle birlikte tüm grubu içine alabilecek kadar büyük toplantı çadırları, doğanın kirlenmesine engel olmak üzere hazırlanmış tuvaletler, mutfak ve depo çadırları, aşçı ve kamp personelinden oluşuyor.

Özel eşyaların taşınması: Trekking boyunca özel eşyalar, arazi donanımlı araçlar veya yük hayvanları tarafından taşınıyor. Gruptakiler sadece, küçük bir sırt çantası içinde öğlen yemeklerini ve gün boyunca kullanacakları malzemeleri taşıyorlar.

Kişi sayısı: İyi hizmet verebilmek ve sakin bir tatil yapabilmek amacıyla tura katılan kişi sayısı genellikle 15 ile sınırlandırılıyor.

 Trekking İçin Gerekli Malzemeler: Turlarda tüm kamp malzemeleri organizasyonu yapan şirket tarafından sağlanıyor. Tura katılanların yanlarında şu malzemeleri bulundurmaları gerekiyor.

- Küçkü bir sırt çantası 

- Anorak 

- Yürüyüş ayakkabısı. Kaçkar ve Toros treklerinde tenis ayakkabısı veya yürüyüşe uygun her türlü ayakkabı olabiliyor. 

- Güneş gözlüğü, şapkası ve kremi 

- Su şişesi 

- Uyku tulumu 

- Mayo, havlu 

- El feneri 

Kimler Organize Ediyor?

Seyahat acentelerince düzenlenen trekking turları aşağı yukarı birbirine benzemektedir. Ayrıntılı bilgiyi bu acentelerden alabilirsiniz.

Trekking turları düzenleyen başlıca acenteler şunlardır.

Abelya: (212) 292 39 86 - 87

Achill: (216) 418 97 73

AGM :(212) 251 09 57-58

Arnika : (212) 245 15 93

Baraka : (212) 292 29 79

DSM (Doğa Sporları Merkezi): 

(216) 414 25 90-414 25 91 

Gezi Evi: (212) 245 50 86 - 244 26 66 

GeziciYAK (212) 238 51 07-08

www.maxpages.com/yak

E-mail: yakpost@yahoo.com

Göçerler Turizm: 

(216) 414 44 74 - 336 58 43

Günbatmadan: (212) 293 04 38 

No Limits :(216) 414 25 90 

(212) 251 05 66 - 245 40 08

Ogzala Turizm: (212) 246 41 95 

Turmayra: (216) 418 09 94 

Tour Cosmos: (216) 356 68 84 

Yelkovan : (216) 418 97 64-65

 

KİTAP - TROYA'NIN DÜŞÜŞÜ

Kategori: Edebiyat

Yazar: Peter Ackroyd 

Çevirmen: Mehmet H. Doğan 

Sayfa: 208

Ünlü Alman arkeolog Heinrich Obermann’ın hayatta en büyük amacı, Anadolu’nun Ege kıyılarındaki Hisarlık’ın Homeros’un Troya’sı olduğunu, İlyada’da anlatılanların doğru olduğunu ispatlamaktır. “Arkeoloji bir bilim değil, bir sanattır,” diyen Obermann bu sanatta tam bir virtüozdur. Hatta belki de gereğinden fazla iyidir... Takıntılı, içgüdüleriyle hareket eden, romantik bir hayalperesttir. Onun için tek gerçek Troya’dır. Kazılarda ona eşlik etmesi için Homeros’u orijinalinden okuyabilen, tarihe ilgi duyan bir eş arayışında karşısına bu koşulları yerine getiren genç bir Yunanlı kadın, Sophia Chrysanthis çıkar. Sophia kısa bir süre sonra kendisini kocasının yanında toprağı kazıp geçmişin üzerindeki örtüyü kaldırmaya çalışırken bulur. Eserlerinde mekân duygusu uyandırmak konusunda büyük bir usta olan Peter Ackroyd, Troya’nın Düşüşü’nde bu şehri kanlı canlı gözlerimizin önüne getiriyor. Troya’nın Düşüşü, Obermann’ın hayran olduğu kadim metinler gibi: hem gerçek, hem kurmaca... Kahramanların doğumlarını ve ölümlerini, gerçek ve kurmaca, doğru ve yalan arasındaki sınırları bulanıklaştıran hikâyeleri, insanoğlunun kusurlarını, hatalarını ve hatalarının üzerini örtmek için işlenen günahları anlatıyor.